İsa Yılmaz

Tarih: 26.01.2026 17:35

Yürek Bu

Facebook Twitter Linked-in

– Oluk, oluk akan göz yaşlarım kurudu bir anda. Yüreğimde kaldı sevdam. Gerçekte ise sevmeye bir dokunuş kadar yakın olan yürek. Acaba, acaba diyorum; yanlış bir yürek yanlış bir sevdaya mı gebe kaldı ne? Muhtemeldir, imkânsız değil sadece "o an kendinde değildi" belki de!..
– Heyhat boyut değiştirdi zaman, boyut değiştirdi hayat. Uzun zaman sabah uyandığımda aklıma düşerdi hep. Son düşündüğüm ilk aklıma gelen olurdu. Ağlamamak için kendimi zor tutardım çoğu zaman. Vehmimde kalan hayaliyle avunuyordum. İçinde yaşamak erdemdi benim için. Kimse bilemedi. Çünkü sadece benim hayalimdi. Ama ona ne zaman baksam göz bebeklerim ağlardı. Ama bilemezdi, bilemedi kimse. Çünkü sadece benim hayalimdi. Rüyamda bile görsem sanki her şeyine dokunmuşçasına yüreğim güz ayında karların içinde yanar kavrulur gibi oluyordu ciğerlerim (yüreğim). "Git" denildi "kalmak istiyorum" dedim. Niyetim kötü değildi sadece yaşamak istedim. Ama anlayamadılar beni. 
– Kimsenin suçu yok ki sadece ben, bende değildim. Yüreğim yanlış anlamış. Sevmenin yeteceğini sanmış. Gözlerim yanılmış, ağlamak erdem değilmiş meğerse. Zaten gözbebeklerim ezelden beri ağlardı. Şimdiki göz yaşlarımın sebebi klasik bir yalan işte, “toz kaçtı” meselesi… Hastalıklı bir saplantı bile denilebilirdi benim sevdama. Git denildiğinde kalınır mıydı hiç. Ama kalınmazsa bu nasıl bir sevgi, nasıl bir sevda olurdu. Hele de kör kütük sevda sarhoşu ise yürek. İsyanlardayım bir kere, fırtınalar, kasırgalar da esse durulmasa da gönül, tadını çıkarıp kovulana kadar kapısındaydı sevdasının. Bir daha nasıl bulur bu hayat veren iksiri. Git denilmesi, belki bağıra çağıra kovulmak değildi ama kovulmaktan beter gelmişti sevdasının kapısından. Bir gün diyorum belki bir gün anlayacak ve sevecekler. Olsun, bendeki yine de herkesi seven yürek. Nitekim bir süre sonra rahatsız olmaya başladı yüreğim. Çünkü, zorla sevda, zorla dostluk olmuyordu, olamıyordu işte. Şimdi daha net anlıyorum. Sadece sevmek yetmiyordu. Ancak, neden di, o candan muhabbetler, neden di ha neden? Bu muhabbetlerde dertlerimizi, sevdalarımızı paylaşmadık mı!.. Dinleyip yüreğimi açmadım mı!.. Hey hat… hiç gören ve duyan olmamış. 
– Yürek bölgemde bir sıcaklık hissetim. Baktım, yüreğim kanlar içinde. Aşırı kan kaybı vardı ama, bu çok üzüntü ve kahır hali öldürecekti yüreğimi. Kan ağladı gözlerim bir süre. Bir ihtimal olur ya ben buradayım diyecektim. Biraz daha bekledim kan revan için sevda bahçemin kapısında. Sonra zaman geldi. Hadi dedi mantık, işte gidiyoruz. Yürek de anladı artık. Son kez çalmak istedim, kapısını sevdamın. Hey millet bakın gidiyorum işte. Diye bağırarak. Sonra haykırmak geldi içimden. Sonra vaz geçtim birden. Çünkü yüreğime daha fazla işkence yapmak istemedim. Cılız bir ses tonuyla, son sözlerim "özür diliyorum, herkesten, hakkınızı helal edin" oldu. Ve zaman tarafından kimsenin bilmediği bir yere götürüldü yüreğim…
– Yüreğim; yaşadıklarımdan ve hissettiklerimden değil, yaşatılanlardan öte duyduklarımdan vefasızlıktan utanıyor. İçimde kanıyorken anılarım, hiç pişman değilim. Ama yazık oldu sevdama. Heyhat unutulmuşluk değil, kan revan içinde bırakan yüreğimi, kadir bilmezlikti, vefasızlıktı. Vefa insanı, insan yapan en önemli haslettir. Vefasızlık insani hasletleri yaşadıklarımdan kaybetmişliktir. Ama şunu bilmiyorlar ki yüreğimden akan kan lekeleri hiç çıkmamıştı. Yürek öylesine içten, öyle içinden akıtmış ki kanını. Hiç çıkmamış binalarından, yollarından ve kaldırımlarında havada asılı duran bulutlarında duruyor, yüreğimden bir nişan gibi

YÜREK BU …

Her şeyden bıktığım anda
Seni yaşarım yüreğimde
Bilirim ki orda nefes alacak,
Tek bir yeri sen bulursun.
Aslında olay seni yaşamak mı, yoksa
Seni yaşarken içimdeki,
Seni yaşamak mı bilinmez.
Gözlerime tanıdık bir mevsim çöker
Aynı seninle ilk tanıştığım güz ayındaki gibi bir akşam...
Anlarım ki bu gece uzun olacak...
Böyle zamanlarda her akşam aynı gelir bana
Sanki hep yanımdaymışsın gibi.
Zamansa hep Mart'a takılı kalmıştır
İçime nefes diye yokluğunu çekerim ağır ağır
İşte ben o an yaşadığımı anlardım…

   


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —