Üreten Kadınlar
Kadının emeği gerçekten kıymetlidir.
Tarlada, bağda, bahçede…
Fabrikada, atölyede, evde…
Üreten, çalışan, alın teri döken kadınlar bu toplumun baş tacıdır.
Ama üzülerek söylemek gerekir ki, Gümüşhane Valiliği listesinde yer alan birçok kadın derneğinin bugün kapalı olduğu görülüyor.
Bu soruyu sormadan geçemeyiz:
Neden?
Kadının geri plana itildiği, yok sayıldığı bir toplum ayakta kalabilir mi?
Hiçbir şey bilmiyorsak bile, Kurtuluş Savaşı’nda kadınların üstlendiği rol bize onların bu ülke için ne kadar hayati olduğunu açıkça göstermiyor mu?
Toplumsal kalkınma, ilerleme ve birlikte başarma hedefinin merkezinde kadınlar yoksa, bu yol eksik kalmaz mı?
Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, kadınlara verdiği haklarla, onları toplumun ön saflarına taşıyan kararları Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında hayata geçirmiştir.
Üreten kadının değeri, onun kendi ayakları üzerinde durabilmesinde, üretime kattığı özgün katkıda gizlidir.
Kadının olmadığı bir toplumda ilerlemenin mümkün olmadığı artık açık bir gerçektir.
Kadının önünü kesmeye yönelik her adımın, dönüp dolaşıp topluma zarar verdiği de defalarca görülmüştür.
O halde hedef bellidir:
Üreten kadınlar önceliğimiz olmalıdır.
Kadının emeğini gerçekten baş tacı etmeli, onu daha görünür, daha güçlü ve daha etkin bir konuma taşımalıyız.
Cumhuriyetle birlikte filizlenen bu anlayışın solmasına izin vermemeliyiz.
Çünkü kadınlar üretimin tam merkezindedir.
Hem yurttaştırlar hem bu ülkenin gerçeğidirler.
Ortaya koydukları emeğin, sağladıkları verimin ve yarattıkları değerin, bu ülke için vazgeçilmez bir güç olduğu unutulmamalıdır.