Berrin Yılmaz

Tarih: 10.02.2026 23:24

Hayalden Gerçeğe, Sözden Yazıya

Facebook Twitter Linked-in

Bazı gerçekler vardır, süslenmez.
Olduğu gibi durur insanın karşısında.
Ben onları, düşler sokağının en dipteki kapısının arkasında biriktirdim. Söylenemeyen ne varsa, sustukça ağırlaşan cümleler halinde.

Hayalin içinden geçerken bir kedi mırıltısı gibi hafif olmak isterdim bazen. Olmadı.
Başımı kaldırıp göğe baktım.
Yıldızları tek tek saydım; saydıkça eksildim, eksildikçe yazıya yaklaştım.

Gece, sözden yazıya geçmenin en dürüst hâlidir.
Bir satır daha ekledim.
Bir satır daha.
Sabah oldu.

“En değerlim sensin” denir ya…
Peki nedir o “sen”?
Hayaller mi?
Küllerinden doğma ihtimali mi hâlâ canlı olan bir zümrüdüanka?
Yoksa sadece anlatamadığın için büyüttüğün bir boşluk mu?

Dünyayı nasıl çizersin mesela?
Gülü…
Parmakların dile gelse ne der sana?
“Beni bu kadar inciterek mi sevecektin?” mi der,
yoksa “Biraz daha sabretseydin açacaktım” mı?

Sözden yazıya damlalar düşer bazen.
Sevdanın başındaki o hoyrat rüzgârlar gibi.
İnsan bir an gelir, hayalden gerçeğe atlar;
ayağı yere değer, canı acır, ama uyanır.

Bir kere de kendine doğruyu söyle.
Büyük, pembe bir odada anlat yaşadıklarını.
Duvarlara dokunmuş yıldızlar gibi.
Bir bebeğin yanağındaki gamze kadar sahici.

Hayalden gerçeğe,
sözden yazıya…
Usul usul gel.
Parmak uçlarında.
Kimseyi uyandırmadan ama kendini uyandırarak.

Sen, sen ol.
Hayatta eğilme.
Kaybedeceksen bile vicdanını kaybetme.

Dünya dönüyor demekten vazgeçme.
Galilei gibi.
Bedeli ağır olsa da.
Boynuna inecek satır bile seni korkutmasın.

Çünkü bazı insanlar hayalden öte anılmaz,
bazıları ise gerçeği çizdiği için hatırlanır.

Direndiğinde,
sözden yazıya adın çakılır bir tahtaya.
Kimsenin beklemediği bir anda.
Belki senin bile.

Ve işte o zaman anlarsın:
Yazı, hayalin değil; cesaretin sesidir.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —