Tellal

Tarih: 10.02.2026 23:33

Gümüşhane İklimi

Facebook Twitter Linked-in

Kış mevsimi bu şehirde takvim yaprağı değildir.
Kış, sabahın ayazında değil sadece; suskunlukta, bakışta, yarım bırakılmış cümlede kendini gösterir. Sokaklara çöker, evlerin duvarına siner ama en çok insanın omzuna oturur. Yine de asıl sert olan hava değildir. Sert olan, konuşulmayan meselelerin ağırlığıdır.

Gümüşhane’de sorunlar gürültüyle gelmez. Kar gibi sessizce birikir. Üst üste, katman katman… Sonra bir gün kapının önünü açamazsınız. O an anlarsınız: Mesele kış değilmiş, mesele konuşmamakmış.

Çünkü konuşulmayan her sorun, bir başka sorunun zemini olur.

Elek Meselesi

Eleştiri bu memlekette hep yanlış yerden anlaşılır.
Oysa eleştiri ne bağırmaktır ne de yıkmak. Eleştiri, ayıklamaktır.

Bir kum eleği düşünün. Avucunuzdaki kumu savurursunuz; asıl olan aşağı düşer, yabancı olan eleğin üstünde kalır. Ne kavga çıkar ne de gürültü. Sadece hakikat görünür.

Gümüşhane’nin de böyle bir eleğe ihtiyacı var. Kim üretmiş, kim tutunmuş, kim sadece yük olmuş… Eleğin üstünde kalan zaten kendini gizleyemez. Mesele suçlamak değil; berraklaşmak. Çünkü berraklaşmadan yol bulunmaz.

Azalan Sesler

Bu şehir sessizleşiyor.
Ama sokaklar değil; insanlar.

Gençler gidiyor. Bavul sessizce hazırlanıyor, arkasına bakılmadan çıkılıyor. Geriye kilitlenen kapılar, boş evler, yarım kalan hayatlar kalıyor. Tarım yorgun, hayvancılık nefes nefese. Toprak sanki küsmüş.

Bir genç bu tabloda neye tutunsun?
Gelecek dediğiniz şey sadece sabırla taşınmaz; umut ister, iş ister, neden burada kalayım sorusuna bir cevap ister.

Haritanın Yükü

Türkiye haritasına dikkatli bakınca bu göçün izi görülüyor. Bir taraf hafifliyor, diğer taraf ağırlaşıyor. Boşalan şehirlerin yükü, dolan şehirlerin sırtına bindiriliyor. Metropoller büyüyor ama genişlemiyor; insan üstüne insan yığılıyor.

Bu sadece bir yer değiştirme değil. Bu, bir hayatın sökülüp başka bir hayata yamalanma hikâyesi. Barınma, iş, aidiyet… Hepsi baştan yazılıyor. Ve her yeniden yazım, biraz yorgunluk bırakıyor geride.

İdarenin Havası

Bir şehrin iklimini sadece dağlar, vadiler belirlemez.
İdare de hava yaratır.

Sorunlar ortadayken herkesin mutlu olduğu bir şehir masalı anlatılamaz. Bir yerde sızı varsa, orada yönetimin nabzı tutulur. Siyasetin Gümüşhane’ye ne verdiği, neyi eksilttiği konuşulmalıdır. Bu gölge serinlik mi sağlıyor, yoksa ışığı mı kesiyor?

Çünkü şehirler susarak iyileşmez.
Şehirler konuşarak, yüzleşerek, cesaretle ayağa kalkar.

Gümüşhane’nin ihtiyacı bağırmak değil; ama fısıltıyla da yetinmek değil. Bu şehir, kendine dürüst bir ses arıyor. Belki de önce, kendi aynasına bakacak cesareti.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —