Deniz Bektaş Çelik

Tarih: 10.01.2026 10:06

Çok Satanlar Listesi Ne Anlatır?

Facebook Twitter Linked-in

Kitapçının vitrinine bakıyorsunuz…
Aynı kapaklar, aynı isimler, aynı “ilk 10” listesi.
Kimi zaman burun kıvırıyoruz:
“Popüler diye okunur mu?”
Kimi zaman da merak ediyoruz:
“Bu kadar insan okuyorsa bir bildikleri vardır.”

*

Aslında mesele tam da burada başlıyor.

Türkiye’de ilk 10’a giren kitaplar, sadece çok satan kitaplar değildir.
Onlar aynı zamanda çok hissedilen, çok konuşulan, çok susulan duyguların kağıda dökülmüş hâlidir.
Bir ülkenin ruh hâli bazen anketlerde değil, kitap satış listelerinde gizlidir.

*

Bakın dikkat edin…
Listelerde yer alan kitapların çoğu şatafatlı cümleler kurmaz.
Yüksekten konuşmaz.
Bilgelik taslamaz.
Ama okurun omzuna sessizce dokunur.

*

“Neden bu kadar okunuyor?” sorusunun cevabı genelde basittir:
Çünkü okur, o kitapta kendini bulur.
Kendi yaşadığını, söyleyemediklerini, bastırdıklarını…

*

Bir kitap ilk 10’a girdiyse, bu bazen büyük bir edebi devrim değildir.
Ama çoğu zaman güçlü bir duygu ortaklığıdır.
Bir cümlesinin altı çizilir,
Bir sayfası katlanır,
Bir paragrafı paylaşılır.

*

Bazı kitaplar vardır; okunur, biter, unutulur.
İlk 10’dakiler genelde öyle olmaz.
Bitince insanın aklında kalır.
“Ben bunu bir yerde yaşadım” dedirtir.
Ya da “Keşke daha önce okusaydım” diye düşündürür.

*

Elbette her çok satan başyapıt değildir.
Ama her başyapıt da çok satmaz.
Bu dengeyi kabul etmeden kitap konuşmak da pek mümkün değildir.

*

Asıl mesele şu:
İlk 10 listeleri bize edebiyattan çok, insanı anlatır.
Neye ihtiyaç duyduğumuzu,
Neyden yorulduğumuzu,
Neyi duymak istediğimizi…

*

O yüzden bazen listelere yukarıdan bakmak yerine,
bir sandalyeye oturup şunu sormak gerekir:
“Bu kitap neden bu kadar çok okundu?”

*

Cevabı bulursanız,
ülkenin hâlini de, insanın derdini de biraz daha iyi anlarsınız.

Çünkü bazı kitaplar çok sattığı için değil,
çok şeye dokunduğu için ilk 10’dadır.

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —