Menü Gündoğumu | Sıradan Değil, Sıladan Haberin Adresi
Veli Yılmaz

Veli Yılmaz

Tarih: 09.03.2026 07:32

Bütün Yollar Kapalı Ama Sana Bir Yerlerden Para Gelecek…

Facebook Twitter Linked-in

Bizim memlekette insanların iki büyük umudu vardır:
Biri piyango, diğeri fal.

İkisi de aynı kapıya çıkar: emek vermeden zengin olma ihtimali.

Tabii ihtimal dediğime bakmayın… Çoğu zaman tek gerçekleşen şey falcının kira parasını çıkarmasıdır.

Ama yine de bizim millet fal konusuna inanılmaz bir saygı duyar. Özellikle kahve falı… Sanki NASA’nın uzay görüntülerini inceler gibi bakılır fincana.

Fincan ters çevrilir, bir süre beklenir, sonra falcı teyze ağır ağır konuşmaya başlar.

“Hmm…”

Bu “hmm” çok önemlidir. Çünkü müşteri o anda hayatının dönüm noktasını dinlediğini düşünür.

Falcı biraz daha bakar.

“Yolların kapalı ama…”

İşte burada müşteri hafif gerilir.

Ama cümlenin devamı gelir:

“…sana bir yerlerden para gelecek.”

Bir anda ortam değişir.

Beş dakika önce elektrik faturasını düşünen adam, artık finansal yükselişe geçmiştir. İçinden şöyle düşünür:

“Demek ki beklediğim para geliyor.”

Hangi para?

Kimden geliyor?

Ne zaman geliyor?

Bunların hiç önemi yoktur.

Önemli olan “bir yerlerden” geliyor olmasıdır.

Bu “bir yerler” bizim memlekette çok güçlü bir kurumdur. Herkesin hayatında vardır.

Bir yerlerden para gelir.
Bir yerlerden iş çıkar.
Bir yerlerden kısmet doğar.

Ama nedense o yerler haritada bulunamaz.

Fal merakı aslında bizim gelecekle olan tuhaf ilişkimizi gösterir.

Bugünü pek umursamayız ama yarın konusunda inanılmaz bir merakımız vardır.

Mesela bir adam düşünün.

Hayatında birikim yok.
Plan yok.
Yatırım yok.

Ama falda şöyle bir cümle duyunca mutlu olur:

“Senin kısmetin açık.”

O anda gözlerinde ışık yanar.

Çünkü bu cümle bir anda hayatı anlamlı hale getirir.

Hatta bazen fal daha da ileri gider.

“Yakında büyük bir fırsat çıkacak.”

İşte bu cümle çok tehlikelidir. Çünkü bazı insanlar bu cümleyi duyduktan sonra gerçekten fırsat aramaya başlar.

Geçenlerde bir tanıdığım anlattı.

Adam bakkal işletiyormuş. Gayet düzgün gidiyormuş işleri. Bir gün biri demiş ki:

“Abi şu iş çok para kazandırıyor.”

Bizimki hiç düşünmeden girmiş işe.

Sonuç?

Bakkal gitti.

Para gitti.

Borç kaldı.

Ama hâlâ şöyle diyor:

“Abi aslında çok iyi işti ya… biraz şanssızlık oldu.”

Bizde başarısızlık bile “şanssızlık” kategorisine girer. Çünkü hata yaptığımızı kabul etmek yerine kaderi suçlamak daha kolaydır.

Fal baktıran insanın yüz ifadesi de çok ilginçtir.

Boynunu hafif büker.

Kaşlar aşağı.

Gözlerde umut.

Sanki hayatının kaderi birazdan açıklanacak.

Falcı ise o sırada profesyonel bir psikolog gibi davranır. Çünkü karşısındaki insanın ne duymak istediğini çok iyi bilir.

Kimseye şu cümleyi kurmaz:

“Sen biraz çalışsan iyi olur.”

Yok.

Onun yerine şöyle der:

“Senin önün açık.”

Tabii açık. Çünkü henüz hiçbir şey yapılmamış.

Falın en güzel tarafı ise mutlu son garantili olmasıdır.

Bir falcı hiçbir zaman şöyle demez:

“Senin hayatın böyle gidecek.”

Hayır.

Her zaman umut vardır.

Para gelir.

Aşk gelir.

Kısmet gelir.

Bazen de üçü birden gelir.

O yüzden fal seansı bittikten sonra insanlar mutlu ayrılır.

Ücretini öder.

Eve gider.

Ve düşünür:

“Demek ki para geliyor…”

Ertesi gün yine aynı hayat.

Aynı iş.

Aynı borç.

Ama umut hâlâ canlı.

Aslında bizim millet umut konusunda dünya şampiyonu.

Kapılar kapalıdır ama bir yerlerden para gelecektir.

İş yoktur ama kısmet yakındır.

Plan yoktur ama fırsat kapıdadır.

Belki de bu yüzden fal sektörü hiç batmaz.

Çünkü bu ülkede umut hiçbir zaman tükenmez.

En kötü ihtimalle biri çıkar ve şöyle der:

“Bir yerlerden para geliyor abi.”

Gerisi hayal gücüne kalmış.

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —