Veli Yılmaz


Şaka Şaka!.. Bu Memleket Ciddiyeti Fazla Sevmez


Bu topraklarda şaka, resmî bir selamlaşma biçimidir.
Öyle herkese gidip de “Merhaba, nasılsın?” denmez.
Bu fazla düzdür.
Fazla risksizdir.
Bize uymaz.

*

Biz bir arkadaşımızı görünce önce onun hayat enerjisini test ederiz.
Yavaşça yanına sokulur, ani bir refleksle çantasını alıp kaçmaya başlarız.
Bu bir şakadır.
Kaçırma değil.
Kalp ritmi ölçümüdür.?

*

Bir diğer millî şaka türümüz ise “arkadan sessiz yaklaşma” sanatıdır.
Hedef bellidir.
Eklem bölgesi.
Ama asıl mesele çimdik değildir.
Mesele, o an çıkan sestir.
O ses; acı, şaşkınlık, sitem ve kahkahanın tek hecede birleşmiş hâlidir.
Nasıl çıkar, kim öğretir bilinmez.
Muhtemelen genetik.

*

Otomobille yapılan şakalar ise bambaşka bir ligdir.
Bu şaka türü cesaret, tanıdıklık ve sağlam fren ister.
Arabayla yoldan yürüyen tanıdığa usulca yaklaşılır.
Kurban aracı fark edip hızlandıkça şakanın dozu artar.
Duvar ile otomobil arasında sıkışma anı yakalandığında cam hafifçe indirilir:
“Şaka!..”

**

Sonrası toplu kahkaha.
Kurban gülmese bile güldüğü varsayılır.

*

Biz şakayı severiz.
Ama şaka yaparken biraz fazla ileri gitmeyi de severiz.
Çünkü bu ülkede şaka, sadece güldürmez…
Dayanıklılık kazandırır.

 

Yorum Yazın