Yazıyı Sesli Oku

Berrin Yılmaz


Lokomotif


Kendimi uzun zamandır bir lokomotife benzetiyorum.
Hani şu trenin en önünde giden, en çok görünen ama en az anlaşılanına…

Uzaktan bakıldığında manzara etkileyici:
Arkamda dizilmiş vagonlar, kalabalık, hareket, güç, ihtişam…
“Ne sağlam adam” diyorlardır muhtemelen.
Oysa kimse o vagonların yükünü tek başına taşıyan demirin kaç derece ısındığını sormuyor.

Lokomotif kalabalık görünür ama yalnız çalışır.

Herkesin yükü yerli yerinde, özgüveni tam.
“Biz bir aileyiz” cümleleri havada uçuşur.
Ama rayların üzerinde ağırlığı hisseden tek bir gövde vardır.

Benim de bir bacam var.
Dumanı gökyüzüne salıyorum.
Uzaktan bakınca heybetli duruyor;
“Ne güzel tütüyor” diyorlar.
Bilmezler ki o dumanın içinde yanmış geceler, yutulmuş öfkeler, söylenmemiş sitemler var.

Lokomotif olmak biraz yanmayı kabul etmektir.

Bir de kabin meselesi var.
Daracık bir alan. Kapısında görünmez bir tabela: “Yabancılar giremez.”
İçerisi güvenli sanılır.
Ama bazen insan kendi kabininde bile misafir gibidir.

En zor soru şu:
Direksiyonda gerçekten ben mi varım?

Raylar önceden döşenmiş.
İstasyonlar belirlenmiş.
Hız sınırı yazılmış.
Ben sadece çekiyorum.

Kimi zaman “İnmeyeceğim” diyenler iner.
Kimi zaman “Hep seninle” diyenler başka bir trene biner.
Ben ise peronda el sallayan mutluluklara şahitlik ederim.

Lokomotifin kaderi budur:
Taşır, uğurlar, devam eder.

Kime kızabilirim?
Yolcu yolcudur.
Yük yüktür.
Ray raydır.

Benim işim yürümek.

Ama şunu da öğrendim:
Yanmak zorunda olmak başka, yanmayı kutsamak başka.

Kömürü hazmetmek için yanarsın, evet.
Ama bir noktada şunu sormalısın:
Bu tren nereye gidiyor ve ben gerçekten oraya gitmek istiyor muyum?

Belki de mesele lokomotif olmak değildir.
Belki mesele, bir gün makinayı durdurup raydan inme cesaretidir.

Çünkü kim ne derse desin,
En güçlü görünenler de yorulur.
En çok taşıyanlar da bazen bırakmak ister.
Ve her lokomotifin, dumanını göğe değil kendine sakladığı bir anı vardır.

Ben hâlâ yürüyorum.
Ama artık şunu biliyorum:
Yük taşımak kader olabilir,
Ama yön seçmek iradedir.

Yorum Yazın
Yorumlar
Vahide Haliloğlu
28.02.2026
Tebrikler canım 👍🏼👍🏼👍🏼
Hayriye
28.02.2026
Bu yazı resmen içimize ayna tuttu. Lokomotif metaforu o kadar güçlü ki, okurken kendi yüklerimi düşündüm. Kaleminize sağlık Berrin Yılmaz.
Ayça Aydoğdu
28.02.2026
Lokomotif kalabalık görünür ama yalnız çalışır.” Bu cümle her şeyi özetliyor. Güçlü görünen insanların sessiz yorgunluğunu çok iyi anlatmışsınız.
Buket
28.02.2026
Son paragraf umut verdi. “Yük taşımak kader olabilir, ama yön seçmek iradedir.” İşte insanı ayağa kaldıran cümle bu. Kaleminize güç katlanarak artsın.
Yılmaz
28.02.2026
Bu yazı birçok “lokomotif” için terapi gibi olmuş. Yalnız olmadığımızı hatırlattığınız için teşekkürler. Kalemine sağlık Berrin hanım
Melike Gözaydın
28.02.2026
Berrin Yılmaz yine kalbe dokunmuş. Görünürde güçlü duran ama içten içe yorulan herkese ithaf edilmiş gibi bir yazı olmuş.Tebrikler kalemine sağlık
Samet
28.02.2026
Kaleminize sağlık hem içsel bir yolculuk hem de toplumsal bir yüzleşme olmuş
Ali Rıza Korkmaz
28.02.2026
Yazıyı bitirdiğimde derin bir iç çekiş geldi. Taşıyanın yorgunluğu hiç görünmez gerçekten. Çok etkileyici bir metin olmuş
Asuman Sezginer
28.02.2026
Bayıldım. Müthiş bir yazı. Kendimi gördüm bir an. Duman tütüyor ama gören yok. 🥹
Z.Özaydın
28.02.2026
Lokomotif kalabalık görünür ama yalnız çalışır.” Bu cümle tek başına bir yazı olur. Güçlü görünen insanların iç dünyasını çok iyi anlatmışsınız.
güler birik
1.03.2026
Ya lokomotif olursun ya da vagon! Lokomotifsen nereye gidileceğine ve nasıl gidileceğine sen karar verirsin, insanlığın berrinciğim tebrik ediyorum çok güzel yorumlamışsın
güler birik
1.03.2026
Ya lokomotif olursun ya da vagon! Lokomotifsen nereye gidileceğine ve nasıl gidileceğine sen karar verirsin, insanlığın. Çok güzel yorumlamışsın eline sağlık sevgiler .👍👍🍀
Aktan Alagöl Özata
3.03.2026
Sevgili Berrin Hanım yazınız yine harika…Lokomotiflere selam olsun…Kaleminize sağlık.👍🏼👏🏻👏🏻👏🏻♥️🧿
Fikret Haliloğlu
3.03.2026
Berrin Hanım yazınız çok güzel olmuş, tebrikler