Yazıyı Sesli Oku

Tellal


Hayalden Gerçeğe, Sözden Yazıya


Bazı insanlar konuşarak hafifler.
Ben yazarak.

Söyleyemediklerimi içimde biriktirdim yıllarca.
Bir çekmece gibi düşün; açılmayan, ama içi doldukça ağırlaşan.
Sonra bir gece, herkes uyurken, kelimeler kapıyı çaldı.
“Artık sıra bizde,” dediler.

Düşler Sokağı diye bir yer vardır insanın içinde.
Kapısını kimse bilmez, anahtarı hep cebindedir ama nedense açmaya cesaret edemez.
Ben o kapının arkasındaki hâlimim.
Biraz ürkek, biraz inatçı, biraz da fazla hayalperest.

Bazen bir kedinin mırnavı kadar küçük bir umut geçer içimden.
Kafamı kaldırırım göğe, yıldızları sayarım.
Bir, iki, üç…
Sonra karıştırırım.
Çünkü insanın içindeki yıldız sayısı göktekilerden fazladır.

Sabahlara kadar bir cümleyle uğraştığım olur.
Bir kelime yerini bulsun diye saatler harcarım.
Çünkü söz, havada kaybolur.
Ama yazı kalır.
Yazı, insanın kendine attığı imzadır.

“En değerlim sensin” deriz bazen.
Ama o “sen” kimdir?
Bir insan mı?
Bir hayal mi?
Yoksa olmak istediğimiz kişi mi?

Kimi zümrüdü anka olmak ister; küllerinden doğmak.
Kimi sadece yarım kalmamış bir cümle olmak ister.

Parmakların dile gelse ne söyler sana?
“Cesur ol” mu der?
“Artık kendine dürüst ol” mu?
Yoksa “Yeter artık, başkalarının beklentisiyle yaşama” mı?

Bir kere de kendine doğruyu söyle.
Süslemeden.
Filtre koymadan.
Duvarları pembe boyamadan.

Hayat zaten yeterince dekorlu.
Bir de biz tiyatro yapmayalım.

Bükülmeden yaşamak zor.
Ama eğildikçe de içimiz kırılıyor.
Galilei “Dünya dönüyor” dedi diye vazgeçmedi.
Biz de “Vicdan var” demekten vazgeçmeyelim.

Belki alkış gelmez.
Belki yanlış anlaşılırız.
Belki adımız bir tahta çakılmaz hiçbir yere.

Ama en azından içimizde bir yere yazılırız.

Hayalden gerçeğe geçmek öyle büyük sıçramalarla olmaz.
Bazen sadece bir cümleyle olur.
Bir karar anıyla.
Bir “Artık yeter” diyebilme cesaretiyle.

Sözden yazıya dökülen her kelime, insanın kendine verdiği sözdür aslında.
Ve insan en çok kendine verdiği sözü tutamadığında yorulur.

O yüzden usul usul gel kendine.
Parmak uçlarında.
Kimse görmeden.
Ama sağlam adımlarla.

Çünkü hayal güzeldir.
Ama gerçeğe dönüşmediğinde insanın içinde küser.

Ve ben artık hayallerimin küsmemesini istiyorum.
 

Yorum Yazın