En çok beyaz kirlenir.
Çünkü beyaz, görünür olandır. Üzerine düşen her gölgeyi ele verir, her izi ifşa eder. Siyahın sakladığını saklayamaz, koyu renklerin gizlediğini örtemez. Beyazın kaderi budur: Temiz kalmaya çalıştıkça daha çok lekelenmek.
Beyaz masumdur derler. Oysa masumiyet en ağır yüktür. İnsan, beyazı gördüğünde ona kusursuzluk yakıştırır. Bir hata yapma hakkı tanımaz. Bir çizik bile fazladır ona. Sanki beyaz, insan değil de bir idealdir. Oysa hiçbir beyaz sonsuza kadar beyaz kalmaz.
Hayat da böyledir.
İnsan bazen tertemiz başlar bir yola. İnancı berraktır, niyeti durudur. Sonra bilmediği savaşların ortasında bulur kendini. Kimin attığı belli olmayan sözler, kimin sıçrattığı bilinmeyen renkler bulaşır üzerine.
Savunmaya geçer. Silmeye çalışır. Üstünü örter. Ama ne kadar saklarsa saklasın, göz ilk önce lekeye takılır.
Ve bir gün beyaz, beyaz olmaktan çıkar.
Siyaha dönüşmez. Dönemez. Çünkü içinde hâlâ aydınlıktan bir parça taşır. Ama eski saflığına da kavuşamaz. İşte o arada kalmışlık griyi doğurur. Ne siyah sahiplenir onu ne beyaz bağrına basar. Gri, kalabalığın ortasında tek başına kalmaktır. Gri, anlaşılmamaktır. Gri, yorulmaktır.
Yalnızlığın rengi gridir.
Birçok hayat, tam da bu yüzden kendi griliğinde kaybolur. Ne tamamen vazgeçebilir ne de tamamen umut edebilir. Işığa küsmüştür ama karanlığa da teslim olmaz. Askıda kalmış bir ruh hâlidir bu. Yarım kalmış cümleler gibi, tamamlanmamış hayaller gibi.
En çok beyaz kirlenir…
Çünkü en çok ona bakarız. En çok ondan bekleriz. En çok onda hayal kurarız. Ve en küçük lekeyi bile büyütürüz gözümüzde. Oysa kim bilir, belki de o lekeler yaşanmışlığın izidir. Belki de beyazı olgunlaştıran, tam da o izlerdir.
Ama insan şunu anlar bir süre sonra:
Gri bir hayatta yıldızlar gerçekten daha sönük görünür. Çünkü insanın içindeki ışık azalmıştır. Işık azalınca, renkler de anlamını yitirir.
Yine de umut şudur:
Beyaz her zaman yeniden doğmaz belki ama insan, kendi içindeki ışığı artırabilir. Lekeleriyle barıştığında, gri bile başka bir tona bürünür. Belki tam beyaz olmaz ama sahici olur. Ve sahicilik, kusursuzluktan daha değerlidir.
En çok beyaz kirlenir, evet.
Ama en çok beyaz hatırlanır.

