Yazıyı Sesli Oku

Veli Yılmaz


Dedikodu mu? O da Ne?


Bizim memlekette kimse dedikodu yapmaz.
Asla.
Yapılan şey yalnızca “bilgi paylaşımıdır.”

Zaten cümle hep aynı şekilde başlar:
“Benden duymuş olmayın ama…”

Şimdi burada mantık devreye girmeye çalışıyor:
Madem benden duyulmayacak, niye anlatıyorsun?
Ama işte o noktada mantık çay molasına çıkar. Çünkü paylaşma hissi şahlanmıştır. İçeride bir yerlerde, “Anlat, anlat, anlat!” diye tempo tutan bir iç ses vardır.

Bir de daha temkinli versiyon vardır:
“Dedikodu yapıyor olmayayım ama…”

Merak etmeyin. Yapıyorsunuz. Hem de full HD.

Bizim insanımız dedikoduyu sevmez. Sadece ayrıntıya önem verir.
Örneğin bir olay anlatılırken şunlar mutlaka eklenir:
– Nerede olmuş?
– Kim görmüş?
– Üzerinde ne varmış?
– Surat ifadesi nasılmış?
– Annesi ne demiş?

Bu artık belgesel çekmektir.

Ama herkes ilkesel olarak karşıdır.
“Ben dedikoduyu sevmem.”
Cümleyi kuran kişi, beş dakika sonra mahalle arşivini açar.

İşin en tatlı tarafı şu:
Dedikodu yapan, asla kendini dedikoducu olarak görmez.
O, toplumsal bilinç taşır.
Bilgi akışını sağlar.
Mahalle içi iletişimi güçlendirir.

Bir de “Ben aslında anlatmayacaktım ama…” cümlesi vardır.
Bu cümle duyulduğu an bilin ki anlatılacak şey, ülke gündemini sarsacak niteliktedir.

Dedikodu, bizde sosyal bir spor gibidir.
Resmî ligi yoktur ama herkes lisanslıdır.

Üstelik anlatırken yüz ifadesi de değişir.
Ses bir tık kısılır.
Kaş hafif kalkar.
Gözler sağa sola bakar.
Sanki devlet sırrı veriliyor.

Oysa anlatılan şey şudur:
“Geçen gün markette gördüm…”

Bakın dürüst olalım.
Hepimiz hayatımızda en az bir kez “Benden duymuş olmayın” demişizdir.
Ve o cümle, aslında şunun tercümesidir:
“Ben söyledim ama yakalanırsam seni tanımam.”

Yine de itiraf edelim, dedikodu tamamen zararlı bir şey de değildir.
Bazen mahalleyi ayakta tutar.
Bazen insanı güldürür.
Bazen de “Yok artık!” dedirtir.

Ama doz önemli.
Tuzu kaçarsa yemek yenmez.

Bir insanın hayatını eğlence malzemesine çevirmek başka, küçük bir şaşkınlığı kahve eşliğinde paylaşmak başka.

Biz genelde çizgiyi biraz… nasıl desem… esnetiyoruz.

O yüzden biri “Ben dedikodu yapmam” dediğinde korkun.
Çünkü asıl profesyonel odur.

Ben mi?
Ben hayatım boyunca asla dedikodu yapmadım.
Sadece duyduklarımı, toplumsal fayda gözeterek, yer yer dramatize ederek, ufak efektlerle zenginleştirerek paylaştım.

Ama benden duymuş olmayın.

 

 

Yorum Yazın