Mehmet Salih Sümbül


Biz Gümüşhaneliler Lobiciliği Bilmiyoruz


Lobicilik bugün modern dünyada en etkili güç araçlarından biri. Bunu inkâr edemeyiz. Asıl soru şu: Biz bu gücün neresindeyiz? Daha doğrusu, Gümüşhane olarak bu “sihirli” denilen kavramın gereklerini gerçekten yerine getirebiliyor muyuz?

Lobicilik; ikna etmektir, doğru anlatmaktır, karar vericinin kapısını doğru zamanda ve doğru içerikle çalmaktır. Bir şehrin, bir grubun ya da bir ülkenin lehine sonuç alabilme becerisidir. Masada kalmayı, hatta masayı kurabilmeyi bilmektir.

Ama gelin dürüst olalım…
Gümüşhane son yılların en sessiz, en durağan dönemlerinden birini yaşıyor. Lobicilik adına ne yapıyoruz diye baktığımızda karşımıza çıkan tablo maalesef koskoca bir boşluk.

Peki neden?

Sivil toplum kuruluşlarıyla mı etkiliyiz?
Siyaset mekanizmasını mı iyi kullanıyoruz?
Yetişmiş insan gücümüzü mü devreye sokuyoruz?
Yoksa güçlü bir birlik görüntüsü mü veriyoruz?

Cevapların çoğu iç açıcı değil.

Asıl problem nerede takılıp kaldığımızı bilemememiz. Çünkü lobicilik plansız olmaz. Yol haritası ister. Kimi, ne zaman, hangi gerekçeyle etkileyeceğini bilmek ister. Elindeki somut veriyi, güçlü argümanı, karşı hamleyi hesaplamanı ister.

Biz bunları ne kadar yapıyoruz?

Şu yıllardır konuşulan tren yolu meselesinde ne durumdayız?
Yeni otoyol ve geçiş güzergâhlarında hangi masadayız?
Turizm yatırımlarında hangi kapıyı çaldık?
Ekonomik sorunlarımızın çözümü için hangi dosyayı, kimin önüne koyduk?

Sorular çok, cevaplar ise ya yok ya da çok zayıf.

İşin daha acı tarafı şu:
Politik olarak en güçlü olmamız gereken alanlarda bile hamle yapamıyor, hatta bazen attığımız adımlar bumerang gibi dönüp bize zarar veriyor. Anadolu’nun dört bir yanına dağılmış binlerce Gümüşhaneli varken, bu potansiyeli ortak bir hedef etrafında birleştiremiyoruz.

Çünkü birlik yok.

Oysa herkesin bildiği bir gerçek var:
Birlik olmadan lobicilik olmaz.
Güç dengesi kurulmadan sonuç alınmaz.
Etkiden vizyona, niyetten muktedirliğe giden yol; “bir ve bütün” olmaktan geçer.

Biz ise hâlâ parça parça konuşuyor, dağınık tepkiler veriyor, enerjimizi iç tartışmalarda tüketiyoruz. Sonuç? Kan kaybı.

Gümüşhane’nin kaybedecek zamanı da, heba edecek gücü de yok. Ama önce şunu kabullenmeliyiz:
Biz Gümüşhaneliler, lobiciliği henüz bilmiyoruz.
Bilmediğimiz sürece de kaybetmeye devam ediyoruz.

 

Yorum Yazın
Yorumlar
Akif Polat
11.02.2026
Maalesef çok doğru bir tespit. Yıllardır aynı sorunları konuşuyoruz ama masaya oturmayı, takip etmeyi, bastırmayı bilmiyoruz. Birlik olmadan bu işler olmaz. Kısacası Mehmet Bey bizden hiçbir şey olmaz
Şahin Şatıroğlu
11.02.2026
Mehmet bey o kadar doğru tespitler yapmışsınız ki adeta gümüşhaneliği gümüşhanelli'ye özetlemişsiniz Sizi tebrik ediyorum Yazı acı ama gerçekleri söylüyor. Gümüşhane’nin bu kadar yetişmiş insanı varken neden hâlâ temel yatırımlar için mücadele edemiyoruz, bunu ciddi ciddi düşünmek lazım.
Mehmet Fatih Yeşil
11.02.2026
STK’lar, siyasetçiler, bürokrasi… Herkes topu birbirine atıyor. Lobicilik diyorsak önce samimiyet ve ortak akıl gerekiyor.
İrfan Alkan
11.02.2026
Gençler bu işin neresinde? Onları sürece katmadan lobicilik de vizyon da eksik kalır. Yazı önemli bir boşluğa parmak basmış.
Aysun
11.02.2026
Gümüşhane hep benim memleketim diye övünüyoruz ama iş icraata gelince ortada yokuz. Bu yazı biraz da aynaya bakmamızı sağlıyor.