Sevgili okurlarım,
Bazı isimler vardır; bir şehir anıldığında zihinlerde kendiliğinden belirir. Gümüşhane denildiğinde de birçok kişi için o isimlerden biri İsmail Akçay’dır. Abartı olsun diye söylemiyorum. Uzun yıllara yayılan bir emeğin, görünür görünmez çabanın doğal sonucudur bu.
Her Adımda Bir İz
Gümüşhane’yi bildik bileli İsmail Akçay bu şehrin gündeminde, hafızasında, mücadelesinde yer aldı. Onu yalnızca bir iş insanı olarak tanımlamak eksik kalır. Şehrin meselesi onun meselesi oldu; yatırım, istihdam, oda çalışmaları, Ankara temasları… Nerede Gümüşhane’ye dair bir başlık varsa orada onun emeğine rastlamak mümkün.
Bir kelimeyle özetlemek gerekirse; o, bu şehre sevdalı bir isimdir. Ve bu sevda hamasetle değil, çalışarak gösterilmiş bir sevgidir.
“Ben Bu Şehirden Hiç Ayrılmadım”
Milletvekilliğine aday olduğu dönemde kurduğu bir cümle hâlâ kulaklarımda:
“Ben bu şehirden hiç ayrılmadım.”
Bu söz, siyasi bir sloganın ötesindeydi. Çünkü gerçekten de fiziken başka şehirlerde olsa bile zihni ve gönlü hep Gümüşhane’deydi. Ankara’da bir kapı çalındığında, İstanbul’da bir toplantıya oturulduğunda, masanın bir köşesinde mutlaka Gümüşhane dosyası bulunurdu.
GTSO’da Bir Dönüm Noktası
İsmail Akçay’ın en somut izlerinden biri Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki çalışmalarıdır. TOBB bünyesindeki etkinliğiyle GTSO’yu kurumsal anlamda farklı bir noktaya taşıdı. Beş yıldızlı oda hedefi yalnızca bir prestij meselesi değildi; şehrin ihtiyaçlarına cevap verebilen, üyelerine yön gösteren bir yapı inşa etme arzusuydu.
Bugün GTSO’nun geldiği noktada onun emeğini inkâr etmek mümkün değil.
“Dert Babası” Denilen Adam
Şehirde birçok kişi ona bir sıfat taktı: “Dert babası.”
Bu unvan kendiliğinden oluşmaz. İnsanların derdini dinlemeden, çözüm için çabalamadan böyle anılmazsınız.
İsmail Akçay’ın en belirgin tarafı da budur. Kapısını çalanı geri çevirmez. Bir esnafın sıkıntısı, bir yatırımcının beklentisi, bir öğrencinin talebi… Hepsini not eder, takip eder, çözüm arar. Bunu yaparken de gösterişten uzak durur. Yapılan işi reklam malzemesine dönüştürmek gibi bir alışkanlığı yoktur.
Hızına Yetişilmiyor
Bir gün Ankara’da, ertesi gün İstanbul’da, ardından Anadolu’nun başka bir şehrinde… Ajandası gerçekten doludur. Fakat o ajandanın merkezinde hep Gümüşhane vardır.
“Bu şehir nasıl bir adım daha ileri gider?” sorusu onun zihninden hiç düşmez. Yatırım, istihdam, tanıtım… Hesabı hep bunun üzerinedir.
Ankara Bağlantısı ve Tevazu
İş dünyasıyla güçlü bağları vardır. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yakın çalışmaları, Ankara’daki temasları, devlet nezdindeki itibarı Gümüşhane için bir avantaj olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onurlandırılması da bu emeğin bir göstergesidir.
Ama dikkat edin; bu başarıları kendi hanesine yazmaz. Sessizce, mütevazı bir tavırla artıyı şehrine bırakır.
Son Söz
Bir memleketi sevmek, nutuk atmakla değil, omuz vermekle olur.
İsmail Akçay’ın hikâyesi tam da budur.
Eksikleri yok mu? Elbette vardır. Her insan gibi…
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu şehir için taş üstüne taş koyma derdi olan isimlerden biridir.
Ve Gümüşhane böyle insanlara her zaman ihtiyaç duyar.

