Yazıyı Sesli Oku

Mehmet Salih Sümbül


Bir Gümüşhane Portresi: İsmail Akçay


Sevgili okurlarım,

Bazı isimler vardır; bir şehir anıldığında zihinlerde kendiliğinden belirir. Gümüşhane denildiğinde de birçok kişi için o isimlerden biri İsmail Akçay’dır. Abartı olsun diye söylemiyorum. Uzun yıllara yayılan bir emeğin, görünür görünmez çabanın doğal sonucudur bu.

Her Adımda Bir İz

Gümüşhane’yi bildik bileli İsmail Akçay bu şehrin gündeminde, hafızasında, mücadelesinde yer aldı. Onu yalnızca bir iş insanı olarak tanımlamak eksik kalır. Şehrin meselesi onun meselesi oldu; yatırım, istihdam, oda çalışmaları, Ankara temasları… Nerede Gümüşhane’ye dair bir başlık varsa orada onun emeğine rastlamak mümkün.

Bir kelimeyle özetlemek gerekirse; o, bu şehre sevdalı bir isimdir. Ve bu sevda hamasetle değil, çalışarak gösterilmiş bir sevgidir.

“Ben Bu Şehirden Hiç Ayrılmadım”

Milletvekilliğine aday olduğu dönemde kurduğu bir cümle hâlâ kulaklarımda:
“Ben bu şehirden hiç ayrılmadım.”

Bu söz, siyasi bir sloganın ötesindeydi. Çünkü gerçekten de fiziken başka şehirlerde olsa bile zihni ve gönlü hep Gümüşhane’deydi. Ankara’da bir kapı çalındığında, İstanbul’da bir toplantıya oturulduğunda, masanın bir köşesinde mutlaka Gümüşhane dosyası bulunurdu.

GTSO’da Bir Dönüm Noktası

İsmail Akçay’ın en somut izlerinden biri Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası’ndaki çalışmalarıdır. TOBB bünyesindeki etkinliğiyle GTSO’yu kurumsal anlamda farklı bir noktaya taşıdı. Beş yıldızlı oda hedefi yalnızca bir prestij meselesi değildi; şehrin ihtiyaçlarına cevap verebilen, üyelerine yön gösteren bir yapı inşa etme arzusuydu.

Bugün GTSO’nun geldiği noktada onun emeğini inkâr etmek mümkün değil.

“Dert Babası” Denilen Adam

Şehirde birçok kişi ona bir sıfat taktı: “Dert babası.”
Bu unvan kendiliğinden oluşmaz. İnsanların derdini dinlemeden, çözüm için çabalamadan böyle anılmazsınız.

İsmail Akçay’ın en belirgin tarafı da budur. Kapısını çalanı geri çevirmez. Bir esnafın sıkıntısı, bir yatırımcının beklentisi, bir öğrencinin talebi… Hepsini not eder, takip eder, çözüm arar. Bunu yaparken de gösterişten uzak durur. Yapılan işi reklam malzemesine dönüştürmek gibi bir alışkanlığı yoktur.

Hızına Yetişilmiyor

Bir gün Ankara’da, ertesi gün İstanbul’da, ardından Anadolu’nun başka bir şehrinde… Ajandası gerçekten doludur. Fakat o ajandanın merkezinde hep Gümüşhane vardır.

“Bu şehir nasıl bir adım daha ileri gider?” sorusu onun zihninden hiç düşmez. Yatırım, istihdam, tanıtım… Hesabı hep bunun üzerinedir.

Ankara Bağlantısı ve Tevazu

İş dünyasıyla güçlü bağları vardır. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ile yakın çalışmaları, Ankara’daki temasları, devlet nezdindeki itibarı Gümüşhane için bir avantaj olmuştur. Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onurlandırılması da bu emeğin bir göstergesidir.

Ama dikkat edin; bu başarıları kendi hanesine yazmaz. Sessizce, mütevazı bir tavırla artıyı şehrine bırakır.

Son Söz

Bir memleketi sevmek, nutuk atmakla değil, omuz vermekle olur.
İsmail Akçay’ın hikâyesi tam da budur.

Eksikleri yok mu? Elbette vardır. Her insan gibi…
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Bu şehir için taş üstüne taş koyma derdi olan isimlerden biridir.

Ve Gümüşhane böyle insanlara her zaman ihtiyaç duyar.
 

Yorum Yazın
Yorumlar
Mehmet Ali Turan
16.02.2026
Yazı oldukça samimi ve içten kaleme alınmış. Bir şehre emek veren insanların böyle anlatılması önemli. Okurken birçok noktada hak verdim.
Hüseyin Yıldırım
16.02.2026
İsmail Akçay’a dair farklı yönleri bir arada anlatan dengeli bir yazı olmuş. Şehrin hafızasına not düşen türden bir köşe yazısı. Kalemine sağlık kardeşim
Zeynep Taş
16.02.2026
Dert babası” ifadesinin altının doldurulması hoşuma gitti. Sadece övgü değil, emeğin neden değerli olduğu anlatılmış
Ayşe Nur Karaca
16.02.2026
Köşe yazısının dili çok akıcıydı. Özellikle “Bir memleketi sevmek, nutuk atmakla değil, omuz vermekle olur” cümlesi çok etkileyiciydi.
Zeynep Nur Karaca
16.02.2026
Portre yazısı olarak başarılı buldum ancak biraz daha eleştirel bir denge kurulabilirdi. Şehir için yapılanlar kadar eksik kalan yönler de konuşulmalı.
Mehmet Ali Demir
16.02.2026
İsmail Akçay’ın özellikle GTSO dönemindeki çalışmalarını yakından takip ettim. Yazıda anlatılanların çoğuna katılıyorum. Şehir adına önemli katkılar sundu.
Elif Su Aydın
16.02.2026
Yazı samimi ama yer yer fazla övgü içeriyor gibi geldi. Daha objektif bir çerçeve çizilseydi daha güçlü olurdu.
Hasan Hüseyin Koç
16.02.2026
Bir memleketi sevmek, omuz vermekle olur” cümlesi çok anlamlı. Bu şehir için taş üstüne taş koyan herkese teşekkür etmek gerekir. Çok güzel anlatmışsın Mehmet bey kardeşim Kalemine sağlık
Merve Yılmaz
16.02.2026
Şehrin hafızasına not düşen yazılar kıymetlidir. Ancak gençlerin ve kadınların şehir yönetimindeki rolüne de daha fazla değinilmesini isterdim.
Ömer Faruk Çelik
16.02.2026
İsmail Bey’in Ankara temaslarının şehre katkı sağladığını düşünüyorum. Yazı bunu net bir şekilde ortaya koymuş. Tebrikler Mehmet bey konuyu güzel özetlemişsiniz. kaleminize sağlık
Fatma Zehra Kaya
16.02.2026
Ben biraz daha eleştirel bir bakış beklerdim. Her insanın eksikleri vardır denmiş ama o eksiklerin ne olduğu hiç tartışılmamış.
Mustafa Can Arslan
16.02.2026
Şehir için çalışan insanların anlatılması motivasyon verici. Özellikle gençler için örnek teşkil edebilir.
Ayşe Betül Şahin
16.02.2026
Yazı hem destekleyen hem de ölçülü bir yaklaşım sunmuş. Okurken Gümüşhane’ye dair aidiyet duygum arttı. Bu tür yazıların devamını bekliyoruz.
İsmail Akçay
21.02.2026
Mehmet Salih Sümbül kardeşimizin, şahsımla ilgili , sorumluluğumu dahada artıran güzel ifadelerine beğeni ve yorum güzel yürekli insanlarımıza ,içi dolu yürekten teşekkür ediyorum, sevgi ve selamlarımı sunuyorum.