Bir hazin öyküdür bu
Bir hazin öyküdür bu. Belki de bir belgesele konu olacak kadar keskin bir hikaye.. İki yaka da insanlar sessiz bir çığlığın kimi feryadın çaresizliğin sesini duyurmak istiyor. Aylardır yazıyoruz. İkisu-Şiran karayolu bir türlü bitirilemedi. Kazanın içine atılmış taş misali, bugün yarın bitecek diye avutulan Şiran halkı artık sabretmek istemiyor. Bu noktada verilen sözlerin tutulmasını bekliyor. Ne hikmetse tutturmuşlar bir 10 kilometrelik alan. Ne aşağı ne de yukarı bitmek bilmiyor. Bıyık tarafına baksan hiçbir sorun yok sakal tarafına insen dert çığ gibi. İstenilen daha modern çağın gereksinimi olan yaşam standartından yararlanmak. Medeniyet, gelişmiş, aydınlık toplum denilen yola yaşama kavuşmak. İş bu kadar basit. Doğrusu Şiran tarafında bu yol güzergâhı için hiç de umutlu bir söylem yok. Bitmez diyorlar çilemiz. Oysa o yol bir bitse yakıttan, zamandan, herşeyden kazanacağız diye ekliyor Gümüşhane’nin en uzak ilçesi Şiran. Şehirle, Anadolu’nun diğer merkezleriyle bağlanmak istiyoruz diye adeta yalvarıyorlar. Dökülen asfaltı yeterli bulmalıdırlar ki gelecek sezon söz verilen yol için ümitlerini de yitirmek üzereler. Tıpkı hangisi doğru, hangisi yalan karışık duygular içinde. Daha kaç araç o yolun ızdırabını çekecek. Daha kaç kişi bitmek bilmeyen çile dolu yolun tozunu yutacak. Kaç kişi daha amansız bir tepkini dilinden döküldüğünü görecek.