Ramazan ayına günler kala kırmızı et fiyatları yeniden gündemin üst sıralarına tırmandı. Tüketici ve Çevre Haklarını Koruma Derneği (TÜHAK) Genel Başkanı Eyyüp Demirel, fiyat tartışmalarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Demirel, fiyat artışının yalnızca kasaplara yüklenerek çözülemeyeceğini belirterek, "Sorun kasap değil, sistemsizliktir" dedi.
Gümüşhane ve ilçelerinde yapılan piyasa araştırmalarını paylaşan Demirel, Doğu Anadolu Bölgesi'nden temin edilen kemiksiz, yaklaşık yüzde 15 yağ oranına sahip kuşbaşı etin kilogram alış fiyatının ortalama 700 TL seviyelerinde olduğunu söyledi. Ancak asıl meselenin alış fiyatından ibaret olmadığını vurguladı.
Gümüşhane merkezde, özellikle Atatürk Caddesi gibi ticari yoğunluğu yüksek bir bölgede faaliyet gösteren bir kasap işletmesinin sabit giderlerini örnek gösteren Demirel, aylık işyeri kirasının yaklaşık 70 bin TL, bir vasıfsız çalışanın işverene toplam maliyetinin ise yaklaşık 25 bin TL olduğunu belirtti. Toplam sabit giderin 95 bin TL'yi bulduğunu ifade eden Demirel, "Perakende et satışında; kemik ayrımı, fire oranı, nakliye maliyeti, enerji giderleri ve işletme masrafları dikkate alındığında kilogram başına ortalama 120-160 TL brüt marj varsayımıyla yapılan hesaplamaya göre, bir işletmenin yalnızca kira ve personel giderini karşılayabilmesi için aylık yaklaşık 600 kilogram civarında satış yapması gerekiyor. Bu da günlük ortalama 20 kilogramın üzerinde satış anlamına geliyor. Dolayısıyla tüketiciye yansıyan fiyat artışını yalnızca esnafa yüklemek gerçekçi değil" diye konuştu.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi tarafından açıklanan fiyatların peşin ödeme esasına dayalı karkas fiyatları olduğunu hatırlatan Demirel, perakende satışta vadeli alım, küçük miktarlı tedarik, nakliye, fire oranı, kemik ayrımı ve işletme giderleri nedeniyle fiyatların artmasının doğal olduğunu söyledi. Aynı il içerisinde dahi kira seviyesi, satış hacmi ve rekabet koşullarına bağlı olarak fiyat farklılıkları oluşabildiğini belirten Demirel, "Bu nedenle fiyat değerlendirmeleri yapılırken toptan karkas fiyatı ile perakende satış fiyatının doğrudan kıyaslanması sağlıklı değildir" ifadelerini kullandı.
Demirel'e göre et fiyatlarındaki dalgalanmanın temelinde; şap hastalığıyla mücadelede yaşanan aksaklıklar, hayvan sevkiyatında dönemsel kısıtlamalar, kesim arzındaki daralma ve üretim planlamasındaki yetersizlikler yer alıyor. Hayvancılıkta sürdürülebilir üretim modeli güçlendirilmeden, sadece perakende fiyatlar üzerinden tartışma yürütmenin kalıcı çözüm üretmeyeceğini vurguladı .
TÜHAK olarak taleplerini sıralayan Demirel, şap hastalığıyla mücadelede şeffaf, takvime bağlı ve etkin bir aşılama ve denetim programı açıklanmasını istedi. Ramazan öncesi kırmızı et piyasasında üretici-esnaf-tüketici dengesini gözeten bölgesel maliyet analizleri yapılması gerektiğini belirten Demirel, küçük esnaf üzerindeki yüksek kira ve vergi yükünün gıda fiyatlarına etkisinin dikkate alınmasını talep etti. "Et fiyatları yalnızca 'fırsatçılık' söylemiyle değil, üretim ve maliyet yapısı çerçevesinde ele alınmalıdır. Ramazan sofralarının huzurla kurulabilmesi için günü kurtaran değil, üretimi güçlendiren politikalar gereklidir" diyerek sözlerini tamamladı.