Anadolu’nun köylerinde üretim sabahın ilk ışıklarıyla başlar. Karadeniz Bölgesi ise bu üretim kültürünün hâlâ diri kaldığı ender coğrafyalardan biri olmayı sürdürüyor. Köylüler, dişinden tırnağından artırarak ürettikleri ürünleri pazara indiriyor, hem ailesinin bütçesine katkı sunuyor hem de sofralara doğal ve sağlıklı gıdalar ulaştırıyor.

Her geçen gün köy nüfusu azalırken, tarımsal üretimde insan gücü de giderek düşüyor. Buna rağmen üretimden vazgeçmeyen köylüler, zorlu hava şartlarına rağmen sabahın erken saatlerinde yollara düşerek emeklerinin karşılığını arıyor.

Vatandaşlara düşen en önemli görev ise bu emeği yalnız bırakmamak. Özellikle soğuk ve yorucu kış günlerinde pazara gelen köylülerin ürünlerine öncelik vermek, onların yükünü bir nebze olsun hafifletmek büyük önem taşıyor. Hem besleyici hem de ekonomik olan bu ürünler, bereketli toprakların helal alınteri olarak tezgâhlarda yerini alıyor.

Yerel üreticiye destek vermek, sadece ekonomik değil; aynı zamanda kültürel ve sosyal bir sorumluluk olarak öne çıkıyor.