MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri, TBMM'nde KPSS sınavına yönelik iddialarla ilgili olarak bir basın toplantısı düzenledi
Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri'nin düzenlediği basın toplantısının tam metnini yayınlıyoruz
MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri’nin 09.07.2012 Tarihinde KPSS Sınavı İle İlgili Olarak Yaptığı Basın Toplantısının Metni
Değerli Basın Mensupları
7-8 Temmuz 2012 tarihinde yapılan KPSS sınavı, Genel Kültür ve Genel Yetenek testinin uygulandığı, Cumartesi sabah oturumuna 987 352 aday, öğleden sonraki Eğitim Bilimleri testinin uygulandığı oturumuna da 299 709 aday katılmıştır. Bir sonraki gün sınava girenlerle birlikte iki milyona yakın insan KPSS’ye katılmıştır.
Üzülerek ifade etmeliyim ki yine sınavlar soruların önceden verildiği, kopya ve sızdırma yapıldığı yakınmalarına muhatap olmaktan kurtulamamıştır.
ÖYM bir sınavı daha ağzına burnuna buluşturma başarısını göstermiş bulunmaktadır.
İki yıl sonra yeniden bir “soru sızdırma” skandalı ile Türkiye karşı karşıyadır. Bu konuda her kafadan bir başka ses çıkmaktadır. ÖSYM, KPSS ile ilgili kamu oyuna tatmin edici bir açıklama yapamıyor.
Öyleki ÖSYM’de artık şifre, kopyalama ve sızdırma skandalları sıradanlaşmıştır. 2010 yılı KPSS skandalanının failleri MİT’in devreye girmesine rağmen hala faili meçhul kalmaya devam ediyor.
Değerli Basın Mensupları
2012 yılında yapılan KPSS sınavında yine hayatını bağlamış milyonlarca insanı kaygı, kuşku ve şüphe içine sokmuştur.
Sınav başlamadan sabah sabah 5'ten itibaren KPSS'de çıkan Nato zirvesi ile ilgili soru binlerce kez Googleda aranmıştır. İstatistiklere bakıldığında 1 gün önce böyle bir aramanın Googleda hiç yapılmadığı ya da 3-5 arama yapıldığı halde bugün sınav sabahı erken saatlerinde bu sorunun cevabının google’de defalarca aranmasını kimse tesadüf olarak niteleyemez!
Diğer yandan ÖSYM KPSS'de çıkan soruları henüz yayımlamamışken çıkan soruların tamamına yakını internet sitelerine düşmüştü. www.beyazkalem.com.tr adlı internet sitesi de Genel Kültür sorularını yayınladı. Beyazkalem Yayınlar Müdürü Utku Yağlı Dereli Ulusal Kanal’a konuşurken şunları söylüyor. Dereli, "bu soruları biz yayınladık soruları internetten bulduk" diyor. Dereli, "Hangi siteden buldunuz sorusunu" sorusunu ise yanıtsız bıraktı. Para karşılığında bu soruların verildiği de ortaya atılan iddialar arasında.
Beyaz Kalem Yayıncılığın Müdürü Utku Yağlıdereli daha sonra Milliyet’e yaptığı açıklamada ise soruları KPSS’den 6 saat sonra 17.25’te internet sitelerine yüklediklerini belirterek, şöyle bir savunma yapmıştır: “Sınavın akabinde değil. KCK soruşturması ile karıştırılıyoruz burada. 120 sorudan 57 tanesini toparladık. Kendi sayfa şablonumuza yükledik. Orada bir yanlışlık yapmıştık. Deneme şablonumuz olduğu için dosya üzerinde ‘Deneme-2’ yazıyor. Bunun da silinmesi unutuldu”.
Diğer yandan Cahide Bolat adlı şahıs facebook sayfasından ösym kitapçıgından telefonla cekilmiş fotoğraflarının yayınlanması ve yarım saat dolmadan tekrar kaldırdığına yönelik iddialar vardır. Sınav sorularının ticari pazarlık konusuna dönüştüğü de medyaya düşen haberler arasındadır.
Dicle Habar Ajansı, saat KPSS’de çıkan soruları saat 15.45’de yayınlıyor ve sınav ise 17.00’de bitiyor.
İzmir Emniyet Müdürlüğüne sınav sırasında 8 ilde yaptığı terör örgütü ve KCK ile bağlantılı sınav çetesine yönelik operasyon düzenliyor. Bu operasyonlarda 38 kişi gözaltına alınıyor. KCK’lı sınav çetesinin hesabında 3 milyon Türk lirası olduğu iddiaları var.
Değerli Basın Mensupları
Olan biten orta yerde iken geçtiğimiz hafta kabul edilen torba yasayla ÖSYM’ye yeni görevler yüklendi. TBMM’de yaptığımız konuşmada aynen şunları söylemiştik.
Şimdi önümüzde 40. Madde ile bir değişiklik getirildi. Bu maddeye göre “Başkanlık” ibaresi “Başkanlık ile Başkanlığın kuracağı veya iştirak edeceği şirketler” şeklinde değiştirilmesi öngörülüyor. Bu maddeye J fıkrasıyla “Faaliyetleri ile ilgili olarak şirket kurmak, kurulmuş olan şirketlere ortak olmak” ilave edilmiştir.
Bu maddeden anlaşılıyor ki ÖSYM’ye ölçmek, seçmek ve yerleştirmek görevinin yanına bir de şirket kurmak, kurulmuş şirketlere ortak olmak gibi bir fonksiyon daha ilave edilmiş olmaktadır.
Zannedersiniz ki ÖSYM, asıl görevi olan ölçme, seçme ve yerleştirmekle ilgili görevlerini başarmış da bir şirket kurma ve şirketlere ortak olma konusu eksik kalmış. Şimdi de ÖSYM bu açığını şirket kurarak ve şirketlere ortak olarak kapatmaya çalışıyor!
Halbuki asıl görevi ölçme, seçme ve yerleştirme olan ÖSYM bunu şaibesiz bir biçimde yapmamaktadır. Şimdi bunun üstüne bir de şirket kurmak ve şirkete ortak olmak gibi bir görev daha ÖSYM’ye ilave edilmiş olacaktır.
Halbuki, ÖSYM denildiğinde son zamanlarda insanların aklına ölçme, seçme ve yerleştirme değil şifreleme, kopyalama ve sızdırma gibi kavramlar gelmesi bundandır.
Vatandaşlar için ÖSYM, şaibeli sınav, sorgulanan soru, yargılanan sorumlu ve istifa eden yetkili demektir.
Sonuç itibarıyla ÖSYM istikbal çalan, hukuk çiğneyen ve emek heba eden bir mekanizmaya dönüşmüştür.
ÖSYM bu bağlamda imajını düzeltecek tedbirleri alacak, yapısını dinamikleştirecek, işini birinci sınıf yapacak yerine bunu yapmıyor. Şirketleşiyor, şirketlere ortak oluyor, ticarileşiyor ve doğal olarak da hantallaşıyor.
Değerli Basın Mensupları
Bu iddialar gençlerin geleceğini tayinde hayati önemi olan bir sınavla ilgilidir. KPSS gibi bir kurumun yıllardır adının kopya, şifreleme ve sızdırma ile anılması anlaşılır gibi değildir.
İddialara bakılırsa KPSS aynı zamanda terör örgütünün finansmanın da bile kullanılmaktadır.
KPSS’nin kopyaya, sızdırmaya, şifrelemeye uygun bir yapısının olmasın terör örgütü mensuplarını dahi harekete geçmeye teşvik ediyor.
KPSS adeta bir ticari mala dönüşmüş bulunmaktadır.
Gençlerin geleceği kopyalara, sızdırmalar ve şifrelere kurban ediliyor.
İddiaların tamamı yalan ve yanlış olsa bile ortaya konulan kanıtlar ve söylentiler toplumda kurumlara karşı büyük bir güvensizlik oluşturmaktadır.
Kopya, şifre ve sızdırma gençlerin geleceği konusunda yeise ve karamsarlığa kapılmalarına neden olmaktadır.
Bu gidişle toplumda güven duyulacak bir kurum kalmayacaktır.
ÖSYM’nin bütün iddiaları, en ince ayrıntılarıyla irdeleyip kamu vicdanını rahatlatacak şekilde kanıtlarıyla birlikte ortaya koyması şarttır.