Bu iki kelimede kardeşliğin ve bir millet olmanın ifadesini bulan “Türk Milleti” olarak; Tarihsel süreç içinde vicdanını, direncini, verdiği var olma mücadelesini, merhametini ve ebedi varlığını anlamlandıran sessiz çığlık gibidir.

*
Bunun en güzel örneği “Karabağ Savaşıdır.” Belki bir savaş örneği hoş olmadı gibi ama bir millet olarak bir ve beraber olmanın ötesinde bir millet olmanın şuurunu burada görmek mümkündür.

*
Bu aidiyeti ve şuuru göremeyenlerin millet olabilme mensubiyeti de yoktur zaten. Türk Milleti aslında bütün kültürlerin ana unsuru olmanın ötesinde, dünyaya medeniyeti taşıyan olarak tarihin akışını değiştiren, tüm zorluklara, zalimliklere göğüs geren asaletin ve asilliğin dünya üzerindeki yegâne temsilcisi olma gerçekliliği ne kadar de tarihi edilse de tarihi kaynaklarda açıkça görülmekte olup tüm dünyanın yüzüne gerçek olarak çarpmaktadır.

*
Eski kavimlerin tarih ve kültürlerinin belirlenmesinde antropolojik, arkeolojik ve filolojik kaynaklardan yararlanılmaktadır. Aynı durum Türk tarih ve kültürünün ortaya çıkarılmasında da uygulanmakta ve bu kaynaklar önemli bir yer tutmaktadır.

*
Arkeolojik kaynaklar tüm eski kavimlerin ve Türklerin tarih öncesi devirlerinin aydınlatılması için başlıca kaynaklardır. Yazılı kaynakların kullanılmaya başlaması ile arkeolojik kalıntı ve buluntular ikinci planda kalmaktadır. Türk tarih ve kültürü araştırmalarında Gök Türk dönemi özel bir yer tutmaktadır.
*
Bugün, sahip olunan toprakların mayasını yoğuran, nesilleri yetiştiren, nesillerin yetişmesine vesile olup vefayı ve cefayı omuzlarında taşıyan o muhteşem güçtür Türk Milleti.
*
Vefanın ve cefanın yılmaz simgesi olan Türk Milleti, tarihin hiçbir döneminde kolay bir hayat sürmemiştir. Türk Milletinin hikâyesi; acılara, açlığa, yokluğa ve tüm zorlu savaşlara göğüs germenin ötesinde yok oldular düşüncesinin hâkim kılınmak istenildiği zamanlarda biranda küllerinden doğan bir millet destanıdır.
*
Tüm bu zorluklara karşın çekilen her türlü çilekeşliği kendi içinde yaşamış bir millettir. Öylede vefakâr bir millettir. Hiçbir topluma, hiçbir millete zalimlik yapmamış ve onları arkalarından vurmamıştır. Bazı toplumların en zor ve düşkün zamanlarında onlara sahip çıkmıştır. Bu gibi olayların birçok örneğini tarihi süreç içinde görmek mümkündür.
*
Dünya Tarihinin her santimetrekaresinde ve her saniyesinde var olan Türk Milleti ve kurduğu devletleri “Bir Millet İki Devlet” projesi ile yeniden ayağa kalkmak ve dünyaya açılarak dünyayı saran emperyalist güçlerin şer odaklı planlarına son vererek, dünyaya Hak ’kın, Haklının ve Hakikatin adaletini getirecektir.
*
Biz bu “Bir Millet, İki devlet” projesi başlayan gelişmenin Türklük dünyanın tek millet haline gelmesi hayalinin gerçekleşmesinin bir kıvılcımı olarak görüyoruz. Ve biz bu hayale “TURAN” diyoruz.
*
“Bir Millet, İki devlet” projesi çerçevesinde değerlendirildiğinde tüm dünya Türklüğünün bu hayalin bir başlangıç olarak düşünerek harekete geçmelidir ki, “TURAN” hayali gecikmemelidir. Bu hayalin geciktiği her an emperyalist güçlerin dünyaya ve dünya insanlığına zulmü artarak devam edecektir. Bunun önlenebilmesinin tek yolu ve gerçekliliği, Türk Milletinin bir ve beraber olmasıyla “TURAN’IN” gecikmeden kurulmasıdır.
*
Bu denge, Türk milletinin binlerce yıllık medeniyet kodunda saklıdır. Sert mizaçlı olmak yerine adil olmak; gaddar olmak yerine merhametli olmak, onun doğasında vardır. İşte bu yüzden Türk Milleti, sadece bir savaşçı değil, aynı zamanda medeniyet kurucusudur.
*
Bu anlamda bu mücadelenin Azerbaycan tarafındaki kahramanlarını da kısaca tanıyalım;
NAHİDƏ ASLANQIZI: İctimaifikir.az Haber Portalının Başkanı, portalın özel yayını olan "Zirvedeki Azerbaycanlılar" kitabının yazarı, kitabın "Bir Millet İki Devlet" projesinin kurucusu.
*
MAHİLƏ QURBANOVA: İctimaifikir.az Haber Portalının Baş Editörü, portalın özel yayını olan "Zirvedeki Azerbaycan lılar" kitabının yazarı, kitabın "Bir Millet İki Devlet" projesinin kurucusu.
*
NAİLƏ MƏMMƏDOVA: Portalın Editör kadrosunun onursal üyesi.
*
AYTAC QURBANOVA (VƏTƏNSEVƏR): İctimaifikir. az Haber Portalının Gençler Birliyi Başkanı.
*
İLQAR HÜSEYNOV: ADMİU-nun Müzecilik ve Turizm Bölümünün profesörü, Kültüroloji Doktoru, Azerbaycanda "Uygulamalı Kültüroloji" bilimi ve "Kültüroloji Tarihi" biliminin kurucusu.
*
KÖNÜL SƏMƏDOVA: ADPU-nun Filoloji fakültesinin "Modern Azerbaycan dili" bölüm başkanı,Filoloji doktoru,profesör, "İleri Eğitim Çalışanı"nişanı ve "Azerbaycanlı Kadın" media ödülleri sahibi.
*
KƏRƏM MƏMMƏDOV: BDU-nun "Diplomasi ve Modern Azerbaycan dili" bölümü doçenti.
*
Bu mücadelenin görünmez yiğit yürekli kahramanlarıdırlar. Bu vesile ile bu mücadelede emeği geçen herkese en kalbi duygularımla şükranlarımız arz ederim. Selam ve saygılarımla!
İctimaifikir.az Haber Portalının Edidör kadrosunun onursal Üyesi
İsa YILMAZ