Ne güzel!
Şimdilik her şey yolunda.
Gümüşhanespor zaman zaman düşecek gibi olsa da hemen toparlanıyor.
Şehir iyi bir hava yakaladı;
Şampiyonluğa ilk kez bu kadar yaklaşan uzun yıllardır mahrum kaldığı birinci ligin kapısını aralamaya çalışan Gümüşhanespor, mücadelesine inançla devam ediyor.
Buradan hareketle Ankaragücü maçının ardından kimi gelişen olayların kulüp ve takım üzerinde bazı kalıntılar bıraktığını da gözlemleyebiliyoruz.
Bize göre haksız bir şekilde verilen beş maç ceza olumsuz hava yaratmıştır. Nitekim konsantre olunamayan hatta teknik direktör Daşgün’ün ‘ben bile inanamadım’ dediği Hatay maçı bu olumsuzluğun tipik bir örneğidir.
İkinci yarı sahasına hapsedilen Tuzla karşısında alınan mağlubiyet acı bir tesadüftür.
Bize göre profesyonelce hazırlanan bir hareketle Gümüşhanespor bir tuzağın içine çekilmek istenmiştir.
Gelelim bugüne,
Gümüşhanespor birazcık yalnızdır;
Gümüşhanespor’un bugün iç ve dış platformda yeteri kadar gücü ve sesi yoktur.
Bir şehir düşününüz ki, belki ilk kez bu kadar yaklaştığı ya da yaklaşacağı bir şampiyonluk mücadelesinde tarihi benzeri olmayacak bir şekilde sayın valisi, sayn belediye başkanı, saygıdeğer bakanı, sayın vekili protokolde otururken beş maç ceza almıştır, şehir bu cezaya tepkisiz kalmıştır, cezaya yapılan itirazlar sonucu bu sayı üç’e indirilmiştir ki, bize göre bu sayı da oldukça fazladır.
Bu zorlu yarışta saha içi kadar saha dışında da uyanık, dikkatli, sakin, zaman zaman gür ses çıkarılabilecek bir stratejinin izlenilmesi kaçınılmazdır, bu konuda sorumluluk üstlenmesi gerekenlerde bellidir; bu gerçeği herkes bilmelidir.
STK’sından, siyasetçisine, sokaktaki vatandaşından, gurbetçisine, futbolun içindeki her gerçeğe kadar herkes bu kulübe sahip çıkmalıdır.
Son günlerde yaşanan kimi medcezirler acaba kuşkusunu uyandırsa da Gümüşhanespor’a olan inancımız tamdır.
Buradan hareketle, bu düşünceler içerisinde;
Gümüşhanespor şu günlerde hiç ama hiç yalnız bırakılmamalıdır, kulüp binası adeta beyaz masaya çevrilmeli her türlü destek, moral, motivasyon noktasında gereken yapılmalıdır.
En önemlisi profesyonelliğin gereği olarak bu kulübe maddi destek noktasında daha fazla eller taşın altına konulmalıdır.
İnanalım ki,
11 kişi ile yapılan ve karşıdaki 11 kişiyi mağlup etme noktasında verilen amansız mücadelenin basit, renksiz, kokusuz ve anlamsız sözcüklerle desteklenmesi mümkün değildir.
Geliniz bu gerçeği geçtiğimiz hafta sayfamıza taşıdığımız dost, saygın isim Metin İlhan’ın sözleriyle tamamlayalım:
‘Gümüşhanespor’un rakibi Gümüşhanespor’dur’!
Gerisi teferruattır..