Doğu Karadeniz’in stratejik noktalarından biri olan Gümüşhane, 2026 yılına girerken doğal güzellikleri ve tarihi mirasıyla ziyaretçilerine benzersiz bir rota sunuyor. Şehre uzun süredir gelmeyenler ya da ilk kez adım atacak olanlar için Gümüşhane, kısa sürede çok şey vaat eden ender şehirlerden biri olarak öne çıkıyor.

Karadeniz sahil yolundan Tirebolu ayrımı, Maçka, Hamsiköy ya da Zigana güzergâhından hangisi tercih edilirse edilsin, ziyaretçileri ilk karşılayan durak Karaca Mağarası oluyor. Doğal yapısıyla bölgenin simge noktalarından biri olan mağara, Gümüşhane yolculuğunun adeta giriş kapısı niteliğinde.
Sadece geçip gitmek büyük kayıp
Gümüşhane’ye uğramadan yoluna devam eden ziyaretçilerin çok şey kaçırdığı sıkça dile getiriliyor. Torul Cam Seyir Terası, ilçeye kuşbakışı bakmak isteyenler için eşsiz bir manzara sunarken, Örümcek Ormanları doğal dokusuyla ziyaretçilerini büyülüyor.

Kent merkezinde yer alan tarihi konaklar ve Süleymaniye Mahallesi ise Gümüşhane’nin geçmişten bugüne taşıdığı kültürel zenginliği gözler önüne seriyor. Tomara Şelalesi’nin dingin sesi ve Çimen Dağları’nın sert rüzgârı, şehrin doğayla kurduğu güçlü bağı hissettiriyor.

Bağlarbaşı Mahallesi’nin tarihi dokusu, Kelkit’teki Satala Antik Kenti, Santa Harabeleri, Şiran Çakıraya Kaya Mezarları, Limni Gölü, Gümüştuğ Vadisi ve Torul Krom Vadisi; Gümüşhane’nin sadece bir geçiş noktası değil, başlı başına bir keşif alanı olduğunu gösteriyor.

Gümüşhane, 24 saate sığan bu zenginliğiyle misafirlerini bekliyor.