Gümüşhane’nin kurtuluşunun 108. yılı geride kalırken, kent için asıl mücadelenin ekonomik başarıyı yakalamak olduğu gerçeği her geçen gün daha net ortaya çıkıyor. Mustafa Kemal Atatürk’ün, "Savaşta kazandığınız zaferleri ekonomik başarılarla taçlandıramazsanız başarılı sayılmazsınız" sözü, Gümüşhane’nin bugünkü fotoğrafını özetler nitelikte. Peki, 108 yıl sonra Gümüşhane’de durum nedir?
Kalkınmanın temeli olan üretim ve birliktelik ruhu, yerini sürekli bir arayış ve memnuniyetsizlik haline bırakmış görünüyor. Şehir, göç veriyor, işsizlik artıyor ve birlik beraberliğin izleri giderek siliniyor. "Yatırım fukarası" olarak nitelendirilen şehirde, yetkililerin etkisizliği, etkililerin ise yetkisizliği gündemde. Her konu başlığı tartışmaya açıldığında sonuçsuz kalıyor, her mesele masaya yatırılmadan dağılıyor. Bitmek bilmeyen çekişmeler, hamaset dolu ifadeler ve tekelci söylemler, maalesef Gümüşhane’yi günden güne eritiyor. Bugün kaç Gümüşhaneli Gümüşhane’de mutlu? Kaç Gümüşhaneli, istediğini bu şehrin sınırları içinde bulabiliyor? Düşman işgalinden kurtulan şehir, şimdi içeriden kemiren sorunlarını yenebilecek mi? Cevap, üreten, ürettiğini pazarlayan ve yeni pazarlar açan, birlik içinde hareket eden, akıllı işlerin peşinden giden bir Gümüşhane’yi inşa etmekte yatıyor.