Doğu Karadeniz Bölgesi'nde yüzyıllardır sürdürülen yaylacılık kültürü, bölge insanının yaşam biçimi ve geçim kaynağı olarak önemini korumaya devam ediyor. Ancak zamanla değişen şartlar ve teknolojinin etkisi, bu köklü geleneği de dönüştürdü.
Geçmişte yaylalara ulaşım, oldukça zahmetli bir yolculuktu. Bölge insanı, hayvanlarıyla birlikte dar patikalardan yürüyerek saatler, hatta günler süren bir yolculuğa çıkardı. Zorlu hava koşulları, engebeli araziler ve sınırlı imkanlar bu süreci daha da çetin hale getirirdi.
Bugün ise aynı yolculuk, büyük ölçüde kolaylaştı. Artık yaylacılar, evlerinin önünden bindikleri araçlarla doğrudan yayladaki evlerinin kapısına kadar ulaşabiliyor. Bu değişim, yaylacılığı daha konforlu hale getirirken, geçmişteki o zorlu ama bir o kadar da anlamlı yolculukların ruhunun zamanla azaldığı yorumlarına neden oluyor.
Buna rağmen bazı yerel halk, eski gelenekleri yaşatmaya devam ediyor. Yaylaya çıkarılan hayvanların süslenmesi, yol boyunca söylenen maniler ve birlikte yapılan uzun yürüyüşler, geçmişten bugüne taşınan önemli kültürel miraslar arasında yer alıyor.
Uzun ve yorucu yolculukların yerini araç konforu almış olsa da, yaylacılık kültürünün özü hâlâ yaşamaya devam ediyor. Doğu Karadeniz yaylaları, hem geçmişin izlerini hem de bugünün değişimini bir arada barındırıyor.