Bir zamanlar Gümüşhane köylerinin derelerinden yalnızca su akmazdı... Suya karışan bir başka ses daha vardı: dönen taşların sesi, ahşap çarkların gıcırtısı ve değirmencinin tok ama huzur veren selamı. Şimdi ise o sesler yok. Dereler akıyor ama değirmenler suskun.
Köylüler sırtlarına yükledikleri çuvallarla sabahın erken saatlerinde yola düşerdi. Yolun sonunda küçük bir ahşap yapı görünürdü. İçeride, suyun gücüyle dönen taşlar buğdayı öğütür, köyün ekmeğine bereket olurdu. O değirmenler, sadece buğday öğütülen yerler değil, aynı zamanda bir sohbet ocağıydı.
Bir Değirmen, Bir Köyün Kalbiydi
Eskiden Gümüşhane'nin birçok köyünde mutlaka bir su değirmeni bulunurdu. Köylüler sırayla çuvallarını beklerken çay demlenir, memleket meseleleri konuşulur, kimi zaman türküler söylenirdi. Yaşlılar anlatıyor: "Değirmene giderdik, sıra beklerdik ama kimse sıkılmazdı. Çünkü orası köyün buluşma yeriydi."
Bugün Gümüşhane köylerinde bu değirmenlerin çoğu ya yıkılmış durumda ya da kaderine terk edilmiş halde. Teknolojinin gelişmesi, şehirleşme ve hazır un fabrikalarının yaygınlaşmasıyla birlikte köy değirmenleri birer birer kapandı. En acı tarafı ise değirmeni çalıştıracak değirmenciler de kalmadı.
Taşlar Suskun, Hatıralar Konuşuyor
Bugün bazı köylerde dere kenarında hâlâ eski değirmenlerin kalıntıları görülebiliyor. Yosun tutmuş taş duvarlar, kırılmış çarklar ve yarı yıkık damlar... Onlar artık sadece bir yapı değil, bir dönemin hatırası. Her biri, köy hayatının üretimle, dayanışmayla ve paylaşmayla dolu günlerini anlatıyor.
Köyün yaşlıları değirmenin önünden geçerken durup bakıyor. Bazıları iç çekerek aynı cümleyi söylüyor: "Bir zamanlar burada hayat vardı..." Şimdi ise dere aynı dere, su aynı su... Ama o suyun döndürdüğü değirmenler ve o değirmenlerin insanları artık yok.
Belki Bir Gün Yeniden...
Bugün bazı köylerde eski değirmenlerin turizm ve kültür mirası olarak yeniden ayağa kaldırılması konuşuluyor. Çünkü bu değirmenler yalnızca buğday öğütmüyordu... Bir kültürü, bir yaşam biçimini yaşatıyordu. Ve Gümüşhane'nin dereleri hâlâ akıyor. Belki bir gün... O derelerin sesiyle birlikte değirmen taşları da yeniden dönmeye başlar.