Ekonominin dümenindekiler ne derse desin, Türkiye'yi savaş ve ekonomik krizin etkileri sarmış durumda. Bahar ayına giriş yapılan bu dönemde sebzede görülen fiyatlardaki artış adeta saç baş yolduruyor.
Kabağından domatesine, salatalığına kadar adeta zam yağmuru ile boğuşan vatandaş, kilo yerine artık gramla alışveriş ihtiyacını görmeye çalışıyor. Bir zamanlar "Bir kilo domates kaç para?" diye sorulurken, şimdi "Bir tabak dolusu sebzeye ne kadar veriyorsun?" sorusu daha anlamlı hale geldi.
Kasa Değil, Torba Değil, Terazi Değil: Gram Hesabı
Pazarlar ve marketler, artık eski günlerdeki gibi değil. Tezgahlar dolu görünse de fiyat etiketleri görenlerin yüreğini ağzına getiriyor. Vatandaş, ihtiyacı kadarını almaya çalışıyor. Eskiden "bir kilo biber" denirdi, şimdi "bir tabak biber" yetiyor. Eskiden "bir kilo domates" alınır, şimdi "bir avuç domates" ile idare edilmeye çalışılıyor.
Zam Yağmuru Altında Hayatta Kalma Mücadelesi
Ekonomistler ne derse desin, vatandaşın cebinde hissettiği tek şey var: Alım gücü eriyor. Baharın bereketli sofraları hayal olurken, vatandaş artık gramla idare ediyor. Marketten çıkan poşetlerin ağırlığı değil, içindekilerin gramajı konuşuluyor.
